Aziz KARAAZİZYazarlar

Önce Diploma, Sonra Ehliyet, Sıradaki..?

Neler oluyor bize..?
Çok eski bir aşk şarkısıdır.
Aşıkların düştüğü durumu sorgulayan.
Tam da o durumdayız.
Bu şarkıyı dinleyip içlenmek kaçınılmaz olmuştur.
Kimse bana çıkıp da “biz değiliz bunu yapan” demesin.
Anlamam, dinlemem.
Kısa yoldan para kazanmak giderek yaygınlaşan bir hedef haline gelmiştir ülkemizde ne yazık ki.
Bundan tek çıkış yolu vardır.
Yasaları düzenlemek ve ağır cezalar getirmek değil.
Yasalarımız bu gibi konularda yeterlidir ve mahkemelerimiz de hak edene hak ettiği cezayı eksiksiz vermektedir.
Ama görünen odur ki öylesi bir sistem ülkeye hakim olmuştur ki “bana bir şey olmaz” düşüncesi güçlenmektedir.
Bunun tek sorumlusu ise siyasi sistemdir.
Siyasetin kolları bugün ne yazık ki uzanmaması gereken yerlere uzanmıştır.
Bu çok tehlikeli bir durumdur.
Siyaset bir güçtür elbette.
Ama bu güç diğer güçlerin de üzerinde değildir.
Yasaların da üzerinde değildir anayasanın da üzerinde değildir.
Siyasetin gücü kendi içinde hakimdir.
Daha doğrusu öyle olmalıdır.
Ama ne yazık ki bazı yanlış düşünceler siyasetin tüm güçlerin de üzerinde olabileceği ve her şeyi yapabileceği yanılgısına kapılmıştır.
Bu noktada tüm siyasi yapıyı kategorize etmek istemem, yanlış olur.
Ama ne yazık ki belli noktalarda öyle şeyler oluyor ki partiler de bundan zarar görüyor.
En kötüsü de siyasetin dışında kalan kesim olan halktan da bu yolu takip etmek isteyenler çoğalmakta.
“Namuslular da namussuzlar kadar cesur olmalıdırlar”
Edebi anlamda bu ifadeye ilk kez Victor Hugo’nun dünyaca ünlü Sefiller (Les Misérables) adlı romanında rastlanmaktadır.
Romanın orijinal metninde “Les honnêtes gens doivent être aussi audacieux que les coquins” (Namuslu insanlar da haydutlar kadar cüretkar/cesur olmalıdır) şeklinde geçer.
Siyaset sahnesindeyse İsmet İnönü “Bir memlekette, namuslular, namussuzlar kadar cesur olmadıkça o memlekette kurtuluş yoktur” şeklinde kullanmıştır.
Aynen bizdeki durum da budur.
Cesaret el değiştirmedikçe, namussuzlardan namusluların eline geçmedikçe bu ülke düzelmez.
Bayramın son günüdeyiz.
Artık ülkemizin bildik ağır gündemine dönüş yolundayız.
Bu yazı da o yolda bir ilk adım olsun.
Olsun ki artık yanlışları yapanları değil de doğruların yarattığı güzellikleri yazalım…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu