Hasan HastürerYazarlar

HER ŞEY YALAN, SANDIK GERÇEKTİR…

   Uzun zamandır, ısrarla ve altını çize çize ahlak vurgusu yapıyorum.

   Ne yaparsanız yapınız, ortaya koyduğunuz yapı ahlaki, etik değerlerden yoksunsa orada kaliteden söz etmek asla mümkün değildir.

   Bir kez daha belirteyim: Ensest ilişki, hafifletici yanı olmayan ağır bir insanlık suçudur, bir tecavüzdür.

İnsanın kendi vicdanına kulak vermemesi, gerçeği bile bile kendisini aldatması da kendi benliğiyle kurduğu ağır ve sağlıksız bir ilişkidir. İnsan herkesi kandırabilir. Ancak vicdanını ve sandığı kandıramaz.

***

Kamuoyu yoklamaları çağdaş demokrasilerin önemli uygulamalarındandır.

   Hayatın her alanında kamuoyunun ne düşündüğünü öğrenmeye ihtiyaç vardır.

   Seçime gidilirken kamuoyu araştırmalarının yapılması da hem önemli, hem gereklidir.

   Her parti ve her aday yalnızca gücünü görmek için değil, seçmenin kendisini nasıl algıladığını, neden desteklediğini ya da neden desteklemediğini öğrenmek için araştırma yaptırmalıdır.

***

Unutmayalım, her seçimin bir de ertesi günü vardır.

   Yakın sayılacak tarihte yaşadığımız Cumhurbaşkanlığı seçimini hatırlayalım. Arşivleri biraz karıştırınız. Kamuoyu yoklaması veya anket adı altında yayımlanan haberler, sayfalardaki mürekkebi daha kurumamış gibi karşımızda duruyor.

Kuzey Kıbrıs gibi küçük bir yerde toplumun eğilimlerini öğrenebilmek için mutlaka büyük paralar harcamaya da gerek yoktur.

Çok değil, 20-30 kişiye doğru soruları sorunuz. Sağlıklı bir veri elde edersiniz.

   Yeter ki objektif duruşunuzu koruyunuz. Önce telkinde bulunup ardından “Görüşünüz nedir?” diye sormayınız.

   Bir grup arkadaşsanız ve de değişik bölgelerde, farklı toplumsal kesimlerle temas kurabiliyorsanız, kamuoyunun eğilimini çok daha kolay ve daha az yanılgıyla öğrenebilirsiniz.

***

Bu satırların yazarı olarak son yirmi yılda neredeyse hiçbir seçimde ciddi bir tahmin yanılgısı yaşamadım. Çünkü toplumun değişik kesimlerinden insanlara görüşlerini sorarım. Bunu bir kez yapmakla yetinmem, kısa aralıklarla yinelerim.

   Şu anda parlamento seçimleriyle ilgili bir öngörüm var mı?

   Var.

   Ancak dengeleri değiştirecek büyüklükte kararsız ve birbirini etkileyebilecek bir seçmen kitlesiyle karşı karşıyayız. Eskiden anne babalar çocuklarının siyasi tercihine yön verirdi. Şimdi gençler ailelerinin tercihlerini etkilemeye daha yakındır.

***

Partilerin kendi içlerinde taşlar yerine oturmuş gibi görünüyor.

Aslında oturmadı.

   Bir siyasi partinin kurumsal oy gücüyle genel başkanının seçmendeki kişisel karşılığı birlikte değerlendirilmelidir. Partinin yükselişinde adaylardan önce genel başkanın güvenilirliği ve sandıktaki karşılığı belirleyici olabilir.

   Genel başkanın gücü partisinin gerisindeyse partiyi sürükleyemez. Genel başkan örgütün, partinin çok önündeyse, bu kez seçmen, liderle parti arasında tercih yapmakta zorlanır. Parti -miş gibi parti olarak algılanır.

***

Son sözüm seçmenedir:

Kimse “Benimki yalnızca bir oy” diyerek oyunun değerini küçültmesin. İnsan, oyunu en az onuru kadar değerli görmeli ve toplumsal sorumlulukla kullanmalıdır.

Yanılma payı sıfır olan tek kamuoyu yoklaması, sandıkların açılmasıyla ortaya çıkan sonuçtur.

Her şey yalan, sandık gerçektir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu