Kıbrıs

Umurumuzda Mı Dünya..?

 

Çok büyük bir coğrafyamız yok, orta ölçek ile küçük ölçek arasında bir adayız.
Ama yerimiz güzel, hatta çok güzel.
Akdeniz’in en güzel yerinde, güneşin altında pırıl pırıl parlayan bir adadır burası.
Hem Avrupa’ya hem de Asya’ya yakınız. Bunun da özelliklerini yaşamaktayız.
Ada olmak hem iyidir hem de kötüdür.
İyi yanı, kolay izole olursunuz.
Kötü yanı ise bu izole durumun alışkanlık yaratmasıdır.
Çünkü ada insanı farklıdır.
Adada yaşamanın verdiği bir içine kapanıklık mevcuttur.
Dıştan gelenlere de temkinlidir, zaman zaman da tepkilidir.
Bunun nedeni yıllar önce maruz kaldıkları korsan akınlarıdır diye düşünmekteyim.
İşte bu korsan akınlarıdır ki ada insanını içine kapanık moda çevirmiştir.
Bu moddan ne yazık ki hala kopamadık tam olarak.
Dünyada olan biteni izler ama nedense çok da kaale almayız.
Cam bir fanusun içerisinde güvendeyiz diye düşünürüz.
Oysa biliriz aslında dünyanın eski dünya olmadığını ve üzerinde durduğumuz yerkürenin her geçen gün küçüldüğünü.
Ama yine de dert etmeyiz olanı biteni, daha doğrusu umursamayız.
Çünkü nasıl olsa bizler bir adadayız ve etrafımız engin denizlerle çevrili.
Çok değil, daha beş yıl önce karşılaştığımız pandemi bile akıllandırmadı bizi.
Bize gelmez dediğimiz salgın kapımızı bile çalmadan içeriye nasıl girivermişti…
Yine aynı durumdayız.
Dünyamız giderek buhrana dönüşen bir kriz ortamında.
Peki bizde durum ne..?
Yok bir şey, aynı tempo devam.
Oysa sadece bakmasak ve anlasak dünyamızı saran ortamdan mutlaka nasibimizi alacağımızı.
Bunu sadece sıcak savaş olarak algılamayınız.
Savaş olmasa bile etrafımızdaki savaşların yaratacağı ekonomik buhranları mutlaka yaşayacağız.
Ki zaten bizim kendi ekonomik sorunlarımız da mevcut.
Oturup ciddi bir analiz yapmalı ve sonuçlar elde etmeliyiz.
Başa gelen çekilir mantığını bir kenara bırakıp her duruma hazırlıklı olmalıyız.
Çok geç olmadan…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu