“Rumcu” Kelimesinin Mucidi Kim..?

Anlamına bakmaksızın yıllarca kullandık.
Özellikle de sağ siyasetimizin soldaki rakipleri için sakınmadan kullandıkları bir ifade oldu.
Şimdi farklı bir şekilde beklenmedik bir yerden gelince irite olduk, şaşırdık kaldık…
Öncelikle şunu söylemek isterim ki, söz konusu açıklamanın içeriğini ve tepki gösterilen noktayı ayrı tartışırım. Bu yönde ortaya bir görüş konulmasına veya karşı çıkış gösterilmesine kesinlikle itirazım olmaz.
Herkes benimle aynı görüşte olmak zorunda değildir. Görüşünü ortaya koymak herkesin kendi bileceği bir iştir.
Ama açıklamanın üslubu uygun olmamıştır. Her kim için isterse olsun. Konuyu sadece “başbakana bunu söyleyemezsiniz” şekline indirgemek de ayrı bir hata olur. Kimse için bu üslup kabul edilemez.
Ama fikirler ve düşünceler özgürce dile getirilmeli. Beğensek de beğenmesek de…
Bu konuya daha sonra mutlaka detaylı değineceğiz.
Ama bugün “Rumcu” kelimesini konuşalım.
Sağ siyasetimiz kendi silahı ile vurulmuştur. Yaşananlar biraz da bunun şokudur.
Yıllarca sol siyaseti Türkiye’ye jurnallemek için kullandığımız, halkın gözünde kötülemek adına sarfettiğimiz bir kelime ile karşı karşıya kaldık.
Kendi silahımızla vurulduk..!
Sağ siyasetin bugün yapması gereken öz eleştiri budur.
Oktay Saral’ın kullandığı “Rumcu” kelimesini ona öğreten bizim sağ siyasettir.
“Onlar Rumcudur boş verin” cümle kalıbının yanlışlığı ile yüzleşilmiştir.
Yaşanan olaydan çıkarmamız gereken onlarca ders vardır.
Bu da onlardan birisidir.
Siyaseti sadece suçlama ve ötekileştirme üzerine kuranların daha da fazla alması gereken bir derstir bu.
Olayı daha fazla derinleştirmeden konuşmalı, bunu yaparken de düşünmeliyiz.
Birbirimize geçmişte yaptığımız haksız yakıştırmaların ne kadar acıtıcı olduğunu yaşarken düşünelim. Düzelelim…
Kendimize gelelim.
Çünkü biz bu değiliz.
Bugünkü halimiz bizi anlatmıyor.
Derslerimizi alalım ondan kurtulalım…
