Hasan Hastürer

Sandık Kurulları, dinlenme molası vermeyecek…

Şikayeti filan boş verin, Kıbrıslı Türkler seçimleri seviyor.

   Adaylar ve yakın çevreleri “yüksek disiplinle” çalışırken, bu işin keyfini çıkaranlar da yok değil.

   Duyguları harmanlayarak bu yazı yazıyorum.

   Olumsuzluklardan etkilenmiyor muyum?

   Evet… Demokrasinin kalitesinde seçimlerin kalitesi önemlidir. Buradan başlayıp bir seçimin, uluslararası kriterlere göre puan alması için olması gerekenlere bakınca, üzülüyorum.

   Bu bağlamda geriye baktığım zaman, kaç arpa boyu yol aldığımızı sorguluyorum.

***

Yaşı yetmiş dolayında olanlar 1970 seçimlerini anımsar mutlaka.

   Parti yoktu ama “teşkilat” vardı.

   Bölgelerdeki sancaktarlar sandık sonuçlarını kendi prestijleriyle ilişkilendiriyordu. “İmza teşkilat” emirlerine uymayıp aday olanlar da vardı.

   “Seçimi kabul etmesine ettik de bizim istediklerimizin dışında birilerinin seçilmesi için seçim yapmıyoruz” anlayışıyla emir verdikleri için sandıklardaki oyların değiştirilmesi bile yaşandı.

   Aysol Cibo, sadece Leymosunluların değil, çok geniş kesimler için popüler bir isimdir.

   Cibo’dan dinlemiştim.

1970’de Temsilciler Meclisi ve Cemaat Meclisi için kendi içimizde seçim yapılacaktı.

Leymosun’dan Temsilciler Meclisi ve Cemaat Meclisi için ikişer vekil seçilecekti.

Ziya Rızkı,  Ekrem Avcıoğlu, Ayhan Halit Acarkan ve Mustafa Çağatay, Yeşiller Grubu olarak teşkilatın, TMT’nin adayıydı.

Ramadan Cemil, Ahmet Mithat Berberoğlu, Ertuğrul Şahin, Ahmet Binatlılı ve İbrahim Yapıcıoğlu da bağımsız adaydı.

   Yeşillerin eksiksiz seçilemeyeceği anlaşılınca; Sandık Kurulu yoruldu denilerek sayım ertesi güne bırakılıp, oy sandıkları da okul bir sınıfına kitlenmiş. Ön taraftan, kapı tarafından güvenlik şeklen sağlanmış… Teşkilat ekibinin firesiz kazanması için sandıklardaki oyların değiştirilmesi gerekiyordu. Sancaktarın talimatıyla bazı mücahitler, pencereden sandıkların olduğu sınıfa girip, gerekli işlemleri yapmışlar.

   Teşkilat döneminde seçim olsa olsa o kadar olurdu.

***

1973 Cumhurbaşkanı Muavinliği seçiminde sandıkların kurulmasına bile tahammül gösterilememiş, Dr. Fazıl Küçük, seçimsiz uğurlanıp, Rauf Raif Denktaş, seçimsiz Cumhurbaşkanı Muavini olmuştu.

***

   Seçim bağlamında köprülerin altında çok su geçtiği kesin.

   1974 sonrası çok partili sistemle, seçimler yapılmaya başlandığında, muhalefetin, gideceği köylerde elektriklerin kesilip, kahvehanelerin zorla kapatıldığı da unutulmadı.

   1990’lara kadar eksiksiz eşit olmayan koşullarda seçim yapılırdı.

   Propagandanın fırsat eşitliği neredeyse akıllardan geçmezdi. O zamanın demokrasisi için fırsat eşitliği talep etmek lüks bir talep sayılabilirdi.

   Kıbrıs Türk siyasi tarihi, seçim ağırlıklı incelenip, yazılmalı. Demokratik her fırsat DAHA İLERİ DEMOKRASİ İÇİN KULLANILDI, dersem yanlış olmaz.

***

Hiç kuşkusuz, seçimler açısından 1976’yı başlangıç kilometre taşı kabul etsek, o yıldan bugüne 49 senede hatırı sayılır mesafe alındı. Ancak, görüşlerin samimiyetle tartışıldığı seçim dönemlerine özlemimiz hâlâ sürüyor.

Dıştan nitelikli gözlemciler gelip, adayların belirlenmesinden başlayarak, yapılan propaganda çalışmaları izlese, halimize bakıp, ne yazıp, ne söyler merak ederim…

***

Bu süreçte inanmanız zor konular da, takip masamıza geliyor.

   Biliyorsunuz, bizim dışımızdaki merkezlerin, ülkelerin, hangi adaya karşı, hangi adayı destekledikleri, vatandaşın merak sınırları içinde değil. Ama buna değer verenler yok değil. Adaylardan birinin taraftarlarından biri şahsi insiyatifiyle, Güneyde papaz arayışına girmiş.

   Ne diye?

   Bulunacak papazın “Kuzey Kıbrıs’taki seçimde filan adayın kazanmasını istiyoruz” diye açıklama yapması için.

   İlk duyduğumda şaka sanmıştım. Daha sonra ilgili adayın seçim ofisinden bağımsız bunun gerçek olduğunu öğrendim.

   19 Ekim’den sonra  gülümsemeye davetiye çıkaracak çok konu bulacağımız kesin…

   Yazıya noktayı koymadan yazayım. Kimse merak etmesin, pazar günü Sandık Kurulları, dinlenme molası vermeyecek…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu