Hasan HastürerYazarlar

Anılarda yolculuk…. “Hoş geldin bahar!”

Bugüne kadar Kıbrıs sorununun çözümünde çok umutlandık ve her defasında yere çakıldık. Bu satırların yazarı olarak umudumu hiç yitirmedim. Ama zamanın Kıbrıs sorununun çözümüne katkı yapmadığı da ortada… 5 Aralık 2001’de “Hoş geldin bahar!” başlıklı yazımı okurlarla buluşturmuştum.

İşte o yazım:

“Geçtiğimiz Cuma (30 Kasım 2001) gününden beri sanki de gökyüzü delindi. Yağmur durmak bilmiyor. Mevsim kelimenin tam anlamıyla kış.

Ve böylesi bir kış günü Kıbrıs sorununda Denktaş – Klerides buluşması.

   Şahinler özellikle son zamanlarda kesin dalışlarla ağızlarında zeytin dalı taşıyan güvercinlerin peşindeydi.

Politik havayı, Türkiye ve Kuzey Kıbrıs’ta ısrarla gergin tutmak isteyenler vardı.

Dün (4 Aralık 2001) sabah saat 07.50’de Lefkoşa’da Türkiyeli meslektaşlarımızla birlikte otobüslere binip görüşme yerine hareket ederken bile bazıları ısrarla kafalara soru işareti bırakmaya çalışıyordu.

Denktaş – Klerides buluşmasının Kıbrıs sorununun çözümünde yepyeni bir sayfayı açıp, mutlu sona kadar taşıyacağından hiç kuşkum olmadı.

   BM Genel Sekreteri Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro de Soto’nun Yardımcısı Zbigniew Wlosowicz’in kullanıma kapalı Lefkoşa Uluslararası Havaalanı yakınındaki konutuna önce De Soto geldi.  De Soto’nun yüzünde görüşmelerin geleceği ile ilgili hiç kuşku yoktu. Kalemi ve küçük not defteri ile misyonunun mesajını verdi. De Soto’nun fazla not tutmayacağı defterinden belliydi!

   Denktaş ve Klerides de rahat bir ifadeyle geldiler, kameraların önündeki görüntüleri de rahattı.

*     *    *

İki liderin bugüne kadar gerçekleştirdikleri en rahat görüşme dünkü görüşmeydi, herhalde.

Denktaş’ın görüşme istemini yansıtan mektubu, uzunca bir kulisin soncuydu. Ancak istem Denktaş’tan geldiği için görüşmede Denktaş, Klerides’e göre daha fazla konuştu.

   Bu kez Denktaş’ın üslubu yumuşaktı.

   Klerides, Denktaş’a “Pozisyonlarımızı ortaya koyup müzakereyi zora sokmayalım” diyerek yolun başında yakınlaşmaya katkı koydu.

   Denktaş’ın sunuş konuşmasındaki şu cümle de oldukça önemli ve dikkat çekicidir:

   “Geleceği şekillendirmek için temel ihtiyaç gerçekçiliktir.”

   Bu cümlenin içeriği, Denktaş, Klerides, en önemlisi soruna taraf olanlarca benimsendiği an çözüme ulaşmamak olası değildir.

*      *     *

Zirvenin ardından Cumhurbaşkanlığı’nda Rauf Denktaş’ın basın toplantısı vardı.

Denktaş’ı orada da dikkatle ve çok yakından hem dinledim hem izledim. Kelimeleri dikkatle seçerek konuştu.

   Rum tarafının politikalarına saldırgan yaklaşmadı.

   Klerides’i suçlayıcı bir tek cümle kullanmadı.

   Hem kendi hem de Klerides’in atacağı adımların kendi toplumları yanında Türkiye ve Yunanistan için de artı ya da eksi etkileri olabileceğini uygun kelimelerle çok iyi anlattı.

   Kendini ak sütten çıkan kaşık gibi sunup, Klerides’e yüklenmedi.

   Bugüne kadar uzlaşmama konusunda biriktirilen deneyimlerden yola çıkarak uzlaşı için ilk adımların nasıl atılabileceği de öğrenilebilirmiş. Dün bunu çok açık bir şekilde gördük.

Denktaş’ın basın toplantısından çıkarken Türkiye’nin dış politikada en deneyimli birkaç yazarından biri Sami Kohen’e gelişmeleri ve Denktaş’ı nasıl bulduğunu sordum. Yanıtı, “Çok farklı ve büyük değişim içinde olan bir Denktaş buldum” dedi.

“Hoş geldin bahar” dedirtecek kadar güzel “bahar günlerinin” müjdesini dün aldık.

   Klerides bu akşam Kuzey Lefkoşa’da Cumhurbaşkanlığı’nda Denktaş’ın yemek davetine katılacak. Denktaş da 15 Ocak akşamı Güney’e geçip Klerides’in konuğu olacak.

   Bunlar yakınlaşmanın güzel adımları. Çeşitli olumlu katkılarla iki lider tarihi anlaşmaya doğru yeni bir sayfayı açtılar.

   15 Ocak 2002 de başlayacak yüz yüze görüşmeler çok ciddi bir sürpriz olmazsa en geç haziran ayına meyvesini verir…” (5 Aralık 2001- KIBRIS)

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu