Arabadaki Yangın Söndürme Tüpü

Yasa ile getirilen her zorunluluk aslında hayati bir gerekliliktir.
Örneğin arabalardaki emniyet kemeri takma zorunluluğu gibi.
Son günlerde yine trafikte yaşamakta olduğumuz bir arabalarda yangın söndürme tüpü bulundurma zorunluluğu tartışması var.
Evet, biz bunu tartışıyoruz.
Yasa gereği yapmamız gereken şey hakkında konuşup duruyoruz.
Polis bir süre önce yaptığı duyuru ile arabalarımızda yangın tüpü ile birlikte ilk yardım çantası ve üçgen dediğimiz reflektörleri bulundurmamız gerektiğini hatırlattı.
Ve bu hatırlatma ile de büyük bir tartışma başladı.
“ne gereği var” diyen de oldu “birilerine para kazandırmaya çalışıyorlar” suçlamasında bulunanlar da…
Oysa yasalar bunu zorunlu kılmakta.
Diğer yandan sadece sıcak yaz mevsiminde değil, soğuk kış aylarında bile çıkan yangın sonucunda yollarda yanan arabalar görmekteyiz.
Yani hem yasal bir gereklilik hem de sıklıkla karşılaşılan bir durumda temel bir ihtiyaç.
Ama bunu yıllar içerisinde unutmuşuz.
Sonrasında otorite tarafından hatırlatıldığında da farklı yaklaşımlarla karşı çıkmaya çalışmaktayız.
Bu yazının temel konusu araçlardaki yangın söndürme tüpleri değil.
Elbet o konuda çok önemli ama ortaya koyduğumuz davranış biçimi temel konumuz.
Yasaları ve kuralları uygulamıyoruz.
Daha sonrasında da unutuyoruz.
Ama o yasaların ortaya çıkmasına neden olan gerçekler bizi etkilemeye devam ediyor.
Buna rağmen dönüp de yasalara ve kurallara uymayı düşünmüyoruz.
Yasa bilmez kural tanımaz bir ülke olma yolunda hızlı adımlarla ilerlemekteyiz.
En son yaşadığımız büyük acı da bunun bir sonucudur.
Eğer herkes üzerine düşeni eksiksiz bir şekilde yerine getirmiş olsaydı bugün bu acıları yaşamayacaktık.
Hayatını kaybeden insanlarımız da bizlerle birlikte olacaklardı.
Ama olmadı.
Yasaları tanımadık, kuralları da uygulamadık.
Sonuçta hepimiz kaybetmekteyiz.
Bu durumun kazananı yok.
Kısa yoldan kazanç sağladığında kendisini karlı sayanlar da kaybediyorlar.
Çünkü toplum olarak kaybediyoruz.
Toplumun kaybettiği yerde kazanan olmaz.
En sonunda hepimiz kaybederiz.
Hep söylediğimiz ve çok sıklıkla kullandığımız bir kelime değil miydi..?
Hepimiz aynı gemideyiz.
Şimdi batan bir gemi ve kayıp giden canlarımız var.
Son derece trajik bir durum…
Bir gemi battığında bundan herkes nasibini alır.
Ne yazık ki bunu yaşayarak gördük.
Çok derin acılar edindik bir kez daha.
Bu sefer de son olsun diyoruz.
Ama sadece sözle olmaz, icraat da lazım.
Yaşanan felaketin sorumlularını her kim olursa olsun tespit etmeli ve yasalar çerçevesinde gerekeni yapmalıyız.
Yapmazsak neler olacağını son derece acı bir şekilde öğrenmiş olduk..




