Bilgiye, insana ve hakka saygı…

Bilgiye saygının olmadığı toplumlarda, yanlış bilgiler üzerinden algı yaratmak çok kolaydır.
Hele konu birilerinin hakkıyla da olsa kazancıysa…
Yüksek kabul edilen rakamı söylersiniz, geçmişini gizlersiniz. Sonra da insanları toplumun önüne atarsınız.
***
Doğu Akdeniz Üniversitesi kurulmadan önce Yüksek Teknoloji Enstitüsü vardı. Oradaki yapı ve kadro, DAÜ’nün çekirdeğini oluşturdu. Bu kurumda görev yapanlar kadroluydu ve emeklilik hakları vardı. Üstelik bu hak yalnızca kuruluş dönemindekilere uygulanmadı. Daha sonraki yıllarda aynı statüdeki iki kişi daha kadrolu sayılarak emeklilik işleminden yararlandı.
Demek ki ortada keyfî bir uygulama değil, geçmişten gelen kurumsal bir statü vardır.
***
Rektör Özay Oral döneminde DAÜ’ye nitelikli öğretim üyeleri kazandırabilmek için ücretler kamu maaşlarının üzerine çıkarıldı. Kadrolu ve emeklilik hakkı bulunan çalışanlar da doğal olarak DAÜ’de aldıkları ücret üzerinden emekliye ayrıldı.
Hayat pahalılığı ödeneğinin vergisiz ödenmesi, emekli maaşlarının dikkat çekici bir seviyeye ulaşmasına neden oldu.
Peki, kamudan emekli olup yüksek maaş alanlar yok mu?
Elbette var.
Ancak kamudan emekli olanların sayısı fazla olduğu için maaşlarına dokunmak kolay değildir. DAÜ emeklilerinin sayısı daha az olduğu için onların maaşları ciddi biçimde azaltıldı.
Bu, hukuktan önce vicdanın sorgulaması gereken bir durumdur.
İnsanların maaşlarını konuşurken hizmet yıllarını, yasal statülerini ve kazanılmış haklarını görmezden gelemezsiniz. Üstelik maaşları azaltılan bu insanları psikolojik baskı altında tutmak da kabul edilemez.

DAÜ Emeklileri Derneği Başkanı Doç. Dr. Ayla Gürel, cuma günü KIBRIS TV’de konuğumdu. İsteklerini sıraladı…
Kesintiler sona ersin. Kazanılmış haklar iade edilsin. Emekliler suçlu gibi gösterilmesin. Sorun, karşılıklı diyalog ve hukuk temelinde çözülsün.
İstenen ayrıcalık değildir.
İstenen, geçmişte verilen hakkın bugün de korunmasıdır.
Emekli maaşları ile ilgili hukuksal tartışmayla ilgili yaklaşımlarının ilkelerini de özetle şöyle sıraladı Doç. Dr. Ayla Gürel:

Anayasa’da KKTC’nin hukuk devleti olduğu yazılıdır.
Kazanılmış haklar hukuk devletinde korunurlar.
Hukuk devletinin gereği olan kazanılmış haklara saygı, kişilerin yürürlükteki mevzuata uygun olarak elde ettikleri haklar, yeni mevzuat değişiklikleriyle ellerinden alınamaz demektir.
Emeklilik maaşları kazanılmış haktır.
Emeklilik maaşlarının bugün yasal olarak ulaştığı meblağlar, yine bir kazanılmış hak olan HP ayarlamaları sonucunda oluşmuştur. Dolayısıyla yasal meblağdaki emekli maaşları kazanılmış hak olarak hukuk devleti korumasındadır.
Bu koruma mutlak mı değil mi konusu tartışılabilir. Ancak yine de en azından yasal meblağdaki emekli maaşlarının kazanılmış hak olarak mali şartlar dahilinde mümkün ve makul olduğunca korunması hukuk devletinin minimal gereği olmalıdır diyebiliriz.
Yüksek kademedeki DAÜ muvazzaf tekaüdiyeli yasal emekli maaşları ülkedeki kamu maaşlarının fazlaca üzerine çıkmış durumdadır. Böylece buradaki yasal durum pek de hakkaniyetli görünmeyen bir tablo ortaya çıkarmıştır.
Ancak bu sorunlu tabloyu düzeltmek iddiasıyla hükümetin şimdiye dek yaptığı keyfi ve cezalandırıcı uygulamalar ne yasaldır ne de hakkaniyete uygundur.
Bir kazanılmış hak olan emeklilik hakkını rakamsal olarak ayarlamak gereği ortaya çıkmışsa bunun, anayasadaki hukuk devleti ilkesinin gereği olan kazanılmış haklara saygı temelinde ve hakkaniyetli, nispetsiz mağduriyetlere yol açmayan bir yasal düzenlemeyle yapılması lazımdır. Ayrıca bu maaşlar ile ilgili ödeneğin ya DAÜ bütçesinden çıkarılıp devlet bütçesine dahil edilmesi ya da devlet tarafından karşılanması (ki şimdiki durum budur) yasayla garanti altına alınmalıdır. DAÜED olarak siyasilerden talebimiz budur.”
***
DAÜ emeklilerine yönelik yaklaşım, okur yazarlığı yüksek ama bilgiye saygı düzeyi düşük toplumsal yapımız için uyumlu karakteristik özellikler taşıyor.
KKTC hukuk devletidir, denilir ama yargısız infaz yanlışında artış vardır.
Sorusuz sualsiz dolduruşa gelenler, yaşananlardan ders çıkarmaz.
Öz yurdumuz olan Kıbrısımızdan umudumu kesmem ama bu olumsuzlukların düzelmesi için toplu psikolojik terapiye gereksinim vardır.




