Meclis Saklanma Yeri Değildir

Demokrasinin kalbi olarak kabul edilen bir kurum düşünün: Toplumsal sorunların konuşulması, fikirlerin çatışması ve nihayetinde ortak bir çözüm bulunması için var. Adı meclis, cumhuriyet meclisi..
Ancak bu meclisin, tam da bu işlevleri yerine getirmemek adına kapalı tutulduğunu hayal edin. Gerekçe ise tanıdık: “Toplumsal sorun, kaos ve kavga çıkmasın.”
İşte tam da burada durup düşünmek gerekiyor. Bir ülkede meclis neden vardır? Sorunsuz zamanların dekoratif bir unsuru olmak için mi, yoksa sorunların en yoğun olduğu anlarda devreye girerek çözüm üretmek için mi? Eğer ikinci seçenek doğruysa ki demokrasinin özü bunu gerektirir, o halde meclisin kapalı tutulması, sorunun kendisinden daha büyük bir soruna işaret eder.
Çünkü demokrasi, çatışmadan korkmaz. Aksine, kontrollü ve kurumsal bir çatışmayı mümkün kılar. Farklı görüşlerin bir araya gelip tartışması, zaman zaman sertleşmesi, hatta gerilmesi demokrasinin doğasında vardır. Önemli olan bu gerilimin sokakta değil, meclis çatısı altında yaşanmasıdır. Meclis kapandığında ise bu gerilim ortadan kalkmaz; sadece yer değiştirir. Sokaklara, sosyal medyaya, gündelik hayata sızar.
“Kaos çıkmasın” diye meclisi kapatmak, aslında kaosu yönetmekten vazgeçmektir. Oysa siyaset, tam da bu yönetme becerisinin adıdır. Farklılıkları bastırmak değil, onları konuşulabilir kılmak; sorunları ertelemek değil, çözüm üretmek üzerine kuruludur.
Burada asıl mesele, demokrasi anlayışımızın kendisidir. Eğer demokrasi, sadece uyum ve sessizlik olarak algılanıyorsa, ortada ciddi bir kavram yanılgısı var demektir. Demokrasi; gürültülüdür, zaman zaman rahatsız edicidir, hatta yorucudur. Ama tam da bu yüzden değerlidir. Çünkü o gürültünün içinde herkesin sesi vardır.
Bugün meclisin kapalı kalmasını savunan gerekçeler, yarın daha büyük krizlerin kapısını aralayabilir. Zira konuşulamayan her mesele, büyüyerek geri döner. Tartışılmayan her sorun, çözümsüzlüğü derinleştirir.
Belki de sormamız gereken en basit soru şudur: Meclis, kavga çıkmasın diye mi vardır, yoksa kavgayı medeni bir zemine taşımak için mi?
Cevap, demokrasiyi nasıl anladığımızı da ortaya koyacaktır.
