Aziz KARAAZİZYazarlar

Siyasi Kimlik mi Kimlik Siyaseti mi..?

Benzer kelimelerle kurulmuş iki farklı anlam.
İki kelime ve bu iki kelimenin yerlerinin değişmesi iki farklı adrese götürmekte.
Birincisi siyasi kimlik.
Bireylerin veya grupların siyasi görüşlerini, değerlerini, aidiyetlerini ve siyasi partilerle veya toplumsal hareketlerle kurdukları bağları ifade eden sosyal kimlik biçimi.
Diğeri ise kimlik siyaseti.
Bireylerin milliyet, din, etnisite, toplumsal cinsiyet veya sınıf gibi kimlik unsurlarını temel alarak siyasal talepler ve gündemler geliştirmesi yaklaşımı.
İkisi de siyasetle ilgili.
İkisi de ayırt edici özellik niteliğinde.
Ama temelde birbirinden zıt iki kavram.
Birincisi sadece siyasi görüş temel alınarak türetilen, değerleri ve aidiyetleri gözeten bir birlikteliktir.
Farklı görüşleri reddetmez.
Ama farkını da ortaya koyar.
Ama ikincisi çok farklıdır.
Siyaseti kimliğe indirger.
Farklılaştırır, ayrıştırır ve kutuplaştırır.
Son derece sakıncalıdır.
Toplumların içerisine nüfuz etmesi çok büyük felaketler doğurur.
Birincisi, siyasi kimlik çok aşırıya kaçmadıkça kişiyi farklıları kabullenmeye dahi götürür.
Ama kimlik siyasetinde bu şans yoktur. Zaten olmaması temeli üzerine oturtulmuş bir yapıdır.
Farklılar kabullenmek için değil, kutuplaşmak içindir.
Ve bizler de ne yazık ki buna yelken açmış durumdayız.
Kendimize bir kimlik edindik ve onun peşine düştük.
Çok yanlış.
Daha doğrusu bize söyleneni doğru kabul ettik.
Sormadan, soruşturmadan.
Sırf birileri siyasetten pay kapabilsinler diye oldu bu.
Kimlikten siyaset çıkaranlara teslim olduk.
Bu işin sonunun olmadığını, daha doğrusu felaket olduğunu bilmeden kapıldık.
Peki bunu kim anlatacak, doğruyu kim söyleyecek..?
Çok güzel bir soru.
Yanıtını da biliyoruz.
Bunu bize aydın kesim anlatacak.
Hani şu olmayan aydın kesim.
Daha doğrusu olan ama neredeyse tamamı siyaseti aydınlatmaya çalışan aydın kesimimiz.
Buna bir ara vermeli ve toplumu aydınlatmalı artık.
Çünkü toplum karartılmaya çalışılıyor.
Kimliğin üzerine siyaset yapmak isteyenler yaratmakta bu karanlığı.
Toplumun kendi dinamikleri buna karşı çıkmalı.
Bir kez daha aydınlık karanlığı boğmalı.
Unutmayınız ki dünyanın tüm karanlıkları birleşseler bile tek bir mum ışığının yarattığı aydınlığı yok edemez…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu