Hasan HastürerYazarlar

SEKİZ FARKLI DİLDE, “HRISTODULIDIS, ÇÖZÜM İSTEMEZ, MÜZAKERELERLE OYNAMAK ISTER”

Uzun yıllar, “Kıbrıs sorunu Türkiye’de en az bilgi ve en az kelimeyle konuşulan konudur” derdim.

   Bir süreden beridir bu cümleyi değiştirdim.

   Artık, “Kıbrıs sorunu hem Türkiye’de hem de Kuzey Kıbrıs’ta en az bilgi ve en az kelimeyle konuşulan konudur” diyorum.

   Bu söylediklerimde espri yoktur.

   Dolaylı mesaj verme niyetim de yoktur.

   Ne yazık ki acı gerçek budur.

***

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu çalışmaları dönemine denk gelecek şekilde New York’a gitti.

   New York programının önceliği, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’le görüşmekti.

   Guterres’in programında Erhürman ve Rum lider Nikos Hristodulidis’le üçlü görüşme yapmak yoktu.

   Böyle bir görüşmenin olabilirliği, iki liderin Kıbrıs’taki buluşmalarında kaydedilecek ilerlemeye bağlıydı.

   Peki ilerleme oldu mu?

   Olmadı.

   Neden olmadı?

   Çünkü Rum lider Hristodulidis’in uzmanlık alanı, görüşme istiyor gibi görünürken görüşme masasında ilerlemeyi engellemektir.

   Bunu yalnızca konuya objektif bakan bizler söylemiyoruz.

   Başta Birleşmiş Milletler yetkilileri olmak üzere, Kıbrıs sorunuyla ciddi biçimde ilgilenen hemen herkes bu gerçeği biliyor.

***

Ne acıdır ki kendi toplumsal yapımız içinde Tufan Erhürman’a muhalefet yapacağım diye tavır geliştirenler, ya bunu bilmiyor ya da bilmezlikten gelmeyi işlerine daha uygun buluyor.

Muhalefet elbette yapılır.

Cumhurbaşkanı da eleştirilir.

Ancak eleştiri, gerçekleri tersyüz ederek, ya da görmezlikten gelerek yapılmaz.

Gazeteci arkadaşımız Yusuf Kanlı, BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín’e şu soruyu sordu:

   “Kıbrıs Rum tarafı, Kıbrıs Türk temsilcilerinin uluslararası temaslarını kısıtlamaya çalışırken ve Kıbrıs Türk tarafı güveni zedeleyen başka adımlar bulunduğunu bildirirken elverişli bir ortam yaratılabilir mi?”

Holguín’in yanıtı çok açık:

   “Kesinlikle hayır. Çünkü bunlar zaten karmaşık olan meseleyi daha da karmaşık hâle getiriyor. Müzakereler kendiliğinden ortaya çıkmaz; düşmanca bir ortamdan da doğmaz. Aksine, karşı tarafı ve onun varlığını anlamayı ve kabul etmeyi gerektirir.

   Bu konuyu özellikle son bir ayda müzakerecilerle birkaç kez görüştüm.

   Bölgesel durum da yardımcı olmuyor. Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler giderek daha karmaşık hâle geliyor ve Kıbrıs için olumsuz sonuçlar doğurabilir. Geçen yıl boyunca ve bu yılın başlarında sahip olduğumuz elverişli fırsatın giderek kaybolduğu açık.”

***

Bundan daha açık nasıl söylenebilir?

Karşınızdaki halkın temsilcilerinin uluslararası temaslarını engelleyeceksiniz…

Kıbrıs Türk tarafını dünyadan soyutlamaya çalışacaksınız…

Sonra da çözüm isteyen taraf rolü oynayacaksınız.

Olmaz.

Holguín bölgesel koşulların da yardımcı olmadığını, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’deki gelişmelerin giderek karmaşıklaştığını ve Kıbrıs bakımından elverişli fırsatın kaybolmaya başladığını söylüyor.

Bu ciddi bir uyarıdır.

Zaman geçmiyor.

Zemin kayıyor.

Bu arada BM Genel Sekreterliği’nin Hristodulidis için hem “Kıbrıs Cumhurbaşkanı” hem de “Kıbrıs Rum toplumu lideri” tanımlamasını birlikte kullanması anlamlı değil mi?

Elbette anlamlıdır.

Anlamak isteyen için fazlasıyla anlamlıdır. Guterres, Hristodulidis’e “Seni kabul edip görüşmeme neden olan sıfatın Kıbrıs Rum Toplum lideridir” dedi.

***

Hristodulidis’in gerçek tutumunu hâlâ anlamayanlar için, yazımı Türkçe dışında sekiz farklı dilde aynı mesajla noktalıyorum.

Belki kendi dilimizde görülmeyen gerçek, başka dillerde yazılınca görülür.

Türkçe:

   Hristodulidis, çözüm istemez, müzakerelerle oynamak ister.

Yunanca:

Ο Χριστοδουλίδης δεν θέλει λύση· θέλει να παίζει με τις διαπραγματεύσεις.

İngilizce:

   Christodoulides does not want a solution; he wants to play games with the negotiations.

Fransızca:

Christodoulides ne veut pas de solution ; il veut jouer avec les négociations.

Almanca:

   Christodoulides will keine Lösung; er will mit den Verhandlungen spielen.

İtalyanca:

Christodoulides non vuole una soluzione; vuole giocare con i negoziati.

İspanyolca:

   Christodoulides no quiere una solución; quiere jugar con las negociaciones.

Rusça:

Христодулидис не хочет решения; он хочет играть с переговорами.

Japonca:

   フリストドゥリディスは解決を望んでいない。彼は交渉をもてあそびたいだけだ。

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu