İçindeki Işığı Dışarıda Arayan İnsanlar

İnsanoğlu var olduğu ilk andan itibaren sürekli bir arayış içerisinde olmuştur.
İlk zamanlar “toplayıcı” adı verilen grubun elemanları kendilerinin ve dahil oldukları kabilenin karnını doyuracak besinlerin arayışında oldular.
Aynı avcılar gibi.
Toplayıcılar arayıp bulduklarını toplayıp getirdiler, avcılar da arayıp bulduklarını avlayıp getirdiler.
Sonra bir üst seviyeye geçti insanoğlu.
Sonra bir daha üst seviyeye..
Bu böyle devam etti.
Hep bir daha üst seviyeye ulaştık.
Bunun tek nedeni içimizde var olan arayış içgüdüsüdür.
İnsanoğlu eğer bir noktada tatmin olsa ve arayışına son verseydi tarih duracaktı.
Gelişim sona erecekti ve yüksek ihtimalle de insanlık tükenip son bulacaktı.
Ama öyle olmadı.
İnsanoğlu hep bir arayış içerisinde oldu.
Ateşi buldu mesela.
İnsanlık tarihinin en önemli iki keşfinden birisi.
Bir diğeri de yazıdır.
Her ne kadar günümüzde insanlığın en büyük keşfinin para olduğuna inanlar çoğunlukta olsalar bile en büyük iki keşif vardır…
Ateş ve yazı…
Ateşle ısındık, yazı ile bilgilerimizi ilerlettik.
Ama yine de devam ettik aramaya.
Hep bir ışığın peşinde olduk.
Bizi peşine takan bir ışık olduğuna inandık daha doğrusu.
Oysa gerçek ışık içimizdeydi.
Hep içimizde oldu.
Bu ışığı keşfetmek önemlidir.
Herkes bir ışık taşır içinde.
Kimisi bunu keşfeder.
Aydınlanır.
Kimisi ise asla göremez.
Hep başkasının ışıklarının peşinde olur.
Bu iki durum çok büyük iki farkı yaratır.
Kendi ışığının peşinde olan insanlar çok kolay hata yapmazlar.
Çünkü yollarını aydınlatan ışık kendi ışıklarıdır.
Ve o ışık asla yanılmaz ve yanıltmaz.
Ama ışığını dışarıda arayanlar için durum böyle değildir.
Onların işi gerçekten zordur.
Kendi içine dönüp bakmayan, kendi içindeki farklı odaları keşfetmeyen, o odaları aydınlatan kendi ışığını keşfedemeyen insanın çok fazla seçeneği de yoktur.
Birisi ona işaret edecek, “haydi gel” diyecek ve o da başkasının ışığının peşinden gidecek.
Ya da olduğu yere çakılıp kalacak.
Kendi içimizdeki ışığı bulmak için kimse geç kalmış sayılmaz.
Yaşımız kaç olursa olsun bu keşfi yapalım ve farkı görelim.
Kendi ışığımız ile başkasının ışığı arasındaki o derin farkı anlayalım.
Kendi ışığımızın bizi götüreceği diyarların harikalığı karşısında dilimiz tutulsun…
Önce her birey aydınlanacak kendi ışığıyla ve sonra da tüm toplum parlayacak bireylerinin sonsuz ışığında…

