Hasan KahvecioğluYazarlar

Lefkoşa’nın en büyük “proje”si geliyor…

 

Geçenlerde; Lefkoşa Belediye Başkanı Mehmet Harmancı, son yılların bana göre en heyecanlı “müjdesini” verdi…

Yıllardan beridir Lefkoşa’nın ortasında, bir “enkaz yığını” olarak duran, yarım kalmış “Belediye Tiyatrosu binası”na nihayet el atılıyor ve oraya “muhteşem” bir kültür merkezi inşa ediliyor.

Üstelik belediye; 5.2 milyon Sterlin’e mal olacak bu projeyi, kendi “öz kaynakları” ile gerçekleştiriyor.

Bu ne demek?

Lefkoşa halkının ödediği vergiler, “kuruş kuruş” biriktirildi, demek…

Halkın parası “çar çur” edilmedi, kalıcı bir “eser”e dönüştürüldü demek…

İşte olayın asıl gurur verici yanı bu…

Lefkoşa’nın; çağdaş, modern bir tiyatro ve kültür merkezine sahip olması, elbette kente büyük değer katacak…

Ancak bu “proje”yi çok daha anlamlı kılan, uğruna verilmiş “mücadele”dir…

Bu “mücadele”yi omuzlayıp, bugünlere taşıyan “umut”tur…

30 yıllık bu “umut”un, bu hayalin gerçeğe dönüşmesi, çok ama çok eziyetli olmuştur.

Bu serüvenin baş oyuncusu; Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun kurucularından tiyatro sanatçısı Yaşar Ersoy’dur.

Yaşar’ın “rüyası” ta 1996’lara uzanır…

Birkaç yıl önce yayımladığı “Bir Ülkenin Yaşamında Rol Almak” başlıklı, briket büyüklüğündeki kitabında, bu “mücadele”yi, belgesel kalitesinde, yığınla dökümanla destekleyerek anlatır.

Ancak, gelinen aşamada; Lefkoşa’ya bir “tiyatro binası” kazandırma hayalleri kırılmış, yenilgiyi artık kabul etmiştir.

Samuel Beckett’e atıf yaparak şöyle demektedir:

“Denedin, yenildin… Yine dene, yine yenil… Daha iyi yenil…”

30 yıl denedi Yaşar Usta; hep yenildi, ta ki Mehmet Harmancı ile “vizyonları” kesişene kadar…

Anımsıyorum… Benim de “Belediye Meclisi Üyesi” olduğum 1996 yılında Yaşar Ersoy elinde kalın bir dosya ile Başkan Şemi Bora’nın kapısını çalmıştı…

Yaşar; ta baştan işi sağlam tutmuştu. Projeyi siyasetin tepesine benimsetmek için üst düzeyde bir komite kurulmasına öncülük etmişti.

Hatta o dönemin siyasette etkin olan “ağır topları”nı bu komiteye almıştı.

Hakkı atun, Vehbi Zeki Serter, Fatma Ekonoğlu gibi siyasetçiler, Salih Dayıoğlu, Taner Erginel gibi hukuk insanları bu “komite”de görev yaptılar.

Önceleri bu kültür kompleksi; Lefkoşa fuar alanı içine yapılacaktı. Bu amaçla belediyeye geniş bir alan tahsis edilmişti.

Rahmetli Mehmet Altınay’ın Milli Eğitim Bakanı olduğu dönemde, fuar alanı içinde görkemli bir devlet töreniyle projenin temeli atılmıştı.

TKP’nin UBP ile “koalisyon”da bulunduğu 1999-2000 yılında bütçeye ilk etap için para kondu ve inşaat başladı.

Arkasından ertesi yıl, bütçeye konan para iki kat artırıldı. Proje hızla ilerliyordu. Ancak “bankalar krizi” başgöstermiş ve bütçede para olmasına rağmen bu “kaynak” kullanılamamıştı.

Yaşar’ın “umutları” giderek sönüyordu.

2004’te CTP en yukarıdan en aşağıya tüm makamları elde edince yeniden umutlandı.

CB koltuğunda M. Ali Talat vardı…

Meclis Başkanı Fatma Ekenoğlu’ydu.

Başbakan Ferdi Soyer, Maliye Bakanı Ahmet Uzun’du…

Bütçeye yeniden para konacak ve proje kaldığı yerden devam edecekti…

Yaşar kapı kapı dolaştı, Türkiye Kültür Bakanlığı’ndan parasal destek sağladı…

Bakan çıkıp Kıbrıs’a geldi. Tam da protokol imzalanıp inşaat başlayacaktı ki bir “bıçak” daha yedi, o günün bakanlarından…

TC’li bakan “oldubitti” karşısında kalınca yardım etmekten vazgeçti…

Tiyatro’nun parası, projenin adı ile birlikte bütçeden sökülüp atıldı…

2005’lere gelindiğinde, bir gün gizli bir “istihbarat” yayıldı…

Fuar Alanı içinde yarım inşaat olarak bekleyen tiyatro projesinin yeri, bir özel okula tahsis edilmişti…

Dozerler, oraya atılan milyonların, dökülen temellerin ve yarım inşaatın üzerinden hoyratça geçtiler.

Yaşar’ın tüm umutları bir kez daha buldozerlerin ve siyasetçinin hesaplarının altında kalmıştı.

Sonra; Belediye Başkanlığı’na Cemal Bulutoğluları geldi…

Bulutoğluları projeyi destekledi. 2007 Kasımı’nda Lefkoşa Belediyesi binasının açılışı yapılırken, tiyatro binasının da aynı alanda temeli atıldı.

İnşaat ilerlerken, bu kez de belediyede sorunlar başgösterdi. Lefkoşa Belediyesi tam anlamıyla batmıştı.

O günlerde Yaşar; yine kapı kapı dolaşıyor ve “proje”yi kurtarmaya uğraşıyordu.

Ne yazıktır ki; TC Büyükelçiliği’nden kendi gayretleriyle sağladığı “para”lar, belediyenin batma döneminde başka alanlara harcanmıştı. Bu durum, sonradan Sayıştay raporlarına da girmişti.

Kısacası; Yaşar Ersoy, mücadele ile dopdolu bir 30 yıl direndi ve sonunda tüm yaşanan rezilliklere karşı yenilmedi, tam tersine başardı…

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu’nun varoluş tarihi -ki bunu Yaşar Ersoy kitaplaştırdı, belgeselini yaptı- aslında siyasetimizin bir “röntgeni” gibidir…

Yaşar Ersoy; bir inadın, bir düşün, bir hayalin somutlaşması, ete kemiğe bürünmesi çabasında elbette tek başına değildi…

Lefkoşa Belediye Tiyatrosu kadroları yanındaydı… Medyanın büyük bölümü yanındaydı…

Mehmet Harmancı ve Belediye Meclisi üyeleri ise bu dev projeye omuz vererek Lefkoşa’ya büyük bir eser kazandırıyorlar.

Değeri bir o kadar daha artmış bir “kent” olacak Lefkoşa… Hem de kendi insanının parasıyla…

Açılış gününü iple çekiyorum…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu