Siyasetin Gölgesinden Bir Çıkabilsek..!

Aslında ülkede işler çok da kötü değil.
Şimdi bunu okuyup da hemen bana kızmaya başlamayınız lütfen.
Az sabır, anlatacağım.
Bu ülkede aslında insanlar işlerin nasıl yürümesi gerektiğini çok iyi bilmekteler.
Ve hatta bir çok iş de bir çok kişi tarafından hakkını vererek son derece başarılı bir şekilde yapılmakta.
Ama işte tüm bu olumlu işlerin arasında bazen öyle kötü şeyler oluyor ki tüm iyiler de onun yüzünden gölgede kalıyor.
İşte bu gölge siyasetin gölgesi.
Bizdeki siyasi yapının ne yazık ki her şeyi kötüleştiren ağır bir gölgesi mevcut.
Bu gölgenin değdiği her şey bir anda kararıyor ve kötüleşiyor.
Ancak bu gölgenin altına giren de yine bizleriz.
Hemen her şeyi siyasetin gölgesinde yapmaya gayretliyiz.
Siyasetin gölgesinin değmediği şey kalmıyor.
Sonra da bozuluyor.
Her şeyin olduğu gibi siyasetin de bir sınırı olmalı.
Bazı işler siyasetin gölgesinde olacaktır elbette.
Ama siyaset gölgesinde olmaması gereken işler de vardır.
Her şeyi siyaset gölgesine sokarsak eğer bugünkü durumdaki gibi oluruz.
İyiler kötülerin yüzünden görünmez olur.
Sanki her şey kötüymüş algısı gelişir ve artık iyi olanın değil gölgedeki yanlışın peşine düşeriz.
Siyaset elbette önemlidir ve gereklidir de.
Ama bizim bugün geldiğimiz noktada ne yazık ki “değer” diye bir kavramdan söz etmemiz mümkün değildir.
Her şeyi değersizleştiren bir kaba gölgenin altında toplanmışız ve sürekli birbirimizden şikayet etmekteyiz.
Ve gel gör ki bunu marifet sayanlar tarafından işin yaygınlaştırılması yapılmaktadır.
Çıkmalıyız bu gölgeden.
Sınırlarını çizmeli ve kesinleştirmeliyiz.
İyiyi kötüden ayırmanın başka yolu yok çünkü…


