Büyük bir yıkım yaşanıyor..

İsrail-İran savaşında, hiçbir tarafın kazanmayacağı ve fakat sadece İsrail ve İran’ın değil tüm dünyanın çok şey kaybedeceği bir savaş var yine kapımızda.
Bu savaşın da öncekilerden bir farkı yok. Yine ölüm, yine telafisi olmayan hasarlar, yine gözyaşı, yine acı dolu günler,ateş düşen evler ve uzayıp giden onca olumsuzluk. Hiçbir savaşın haklı bir nedeni yoktur ve olmamalıdır da.
Bu nedenle o haklı bu haksızdan çok suçsuz günahsız binlerce masum insanın çektiği acılar,zorluklar can ve mal kayıpları mevzusudur burada esas olan gerçek. 9 yaşında bir çocuktum savaşın acımasız yüzü ile karşı karşıya kaldığımda.Aklımda kalan bomba sesleri ve yükselen kara dumanlar, Her savaşta olduğu gibi yaşanan sadece binaların yıkımı, ya da cayır cayır yanan çevre değildir, yıkım aynı zamanda insanın içinde yaşadığı acılardır.
Dolayısıyla savaş görmüş bir neslin insanı olarak şunu söyleyebilirim ki, savaşların kazananı olmadığı gibi her savaşta insanlığın öldüğüne şahitlik yaptık.
Bu nedenle uluslararası sorunların oluşturduğu gerginliklerin savaş nedeni olması düşüncesini hiçbir zaman benimsemedim. Dolayısıyla ülkeler arasında oluşan problemlerin diplomasi yolu ile çözülmesi gerektiğine her zaman inanmışımdır.
Bu nedenle umarım ki insanlık daha fazla yara almadan ve elbette daha çok masum insan bu ortamın mağduru olmadan İsrail-İran arasında gün ve gün tırmanan gerginliğin neticesinde ortaya çıkan savaşın bilgisayar başında düğmeye basarak birbirlerine füze yağdırmak yerine kurulacak olan diplomasi masasında bir çözüme kavuşturulmasıdır.
