Holguin’den Belge Beklemeyiniz…

Kıbrıs sorununun ne kadar yalıtkan, kendisini dünyada yaşananlardan izole etmiş bir konu olduğunu sanırım bilmeyen yoktur.
İşte tam da bu yalıtkan haliyle bir kez daha kendi içerisinde bir takım heyecanlar ve hareketlenmeler yaşayıp beklenti içerisine giriyor.
BM Genel Sekreteri’nin Kişisel Temsilcisi geldi ve gitti.
İlk çıkan haberler yeni bir belge sunduğu yönündeydi.
Ancak sonradan öğrendik ki böyle bir şey yok ve sadece “bazı şeyler” konuşulmuş.
Bu bile aslında Holguin’in mandasını aşan bir durum.
Ama yapmışsa da bunun üzerinden yola devam edeceğiz.
Holguin taraflara aynı şeyleri sunmuş olamaz.
Sunmadı da zaten.
Türk tarafına sundukları ile Rum tarafına sundukları mutlaka farklı şeylerdir.
Aynı şeyleri iki tarafın da kabul etme durumu olsaydı zaten bu sorunu yıllar önce çözmüş olurduk.
Holguin şu an tam bir çapraz müzakere tekniği uyguluyor.
Türk tarafının önerilerini Rum tarafına, Rum tarafının isteklerini de Türk tarafına taşımakta.
Ama tabii ki bunu doğrudan ham haliyle değil de kendisinin üzerinde çalışıp getirdiği son haliyle yapmakta.
Şu ana kadar bir ilerleme yok.
Çok kesin bir şekilde bunu söyleyebilirim.
Çünkü eğer en ufak bir ilerleme dahi olsaydı mutlaka ikinci aşamaya geçilirdi ve yazılı bir metin ortaya çıkardı.
Sonra da bu metnin görüşülmesi için de 5+1 çağrısı yapılırdı.
Bu durumda ilerleme konusunda bizi uyaracak tek şeyin 5+1 olduğunu bir kenara not edelim.
O nedenle de Holguin’in yaptığı seyahatları takip edip fal bakmak çok doğru değil.
AB ile yaptığı görüşmelerin de Temmuz sonunda yine gelecek olmasının da şu an itibarıyla heyecan yaratacak bir durumu yok.
Kıbrıs Türk tarafının pozisyonu açık ve net.
Dört madde üzerinde müzakere yapıp uzlaşı sağlanmadan herhangi bir masa kurulmayacak.
“Sırf müzakere olsun diye müzakere etmeyeceğiz” söylemini herkes ciddiye alsın ve sonucu burada arasın.



