Aslında Biz Bu Sektörü Çok da Sevmemiştik..!

İnşaat sektöründeki gidişat açık söylemek gerekirse çok da iç açıcı değil.
Rum Yönetimi’nin yapmış olduğu tutuklamalar ve bu tutuklamalar sonrasında başlayan hapis cezaları sektörü çok zor bir duruma sokmaktadır.
Ayrıca işin bir de diğer tarafı, madalyonun öbür yüzü var.
İnşaat sektöründe yaşanan hızlı gelişme halk tarafından benimsenmiş bir vaziyet değildi.
Hatta tam tersine, halk sektördeki gidişattan rahatsız bile olmaktaydı.
Bu noktada artık açık konuşmak lazım.
Halk inşaat sektörüne yönelik herhangi bir aidiyet hissetmemiş, sektör de zaten bu durumu çok da umursamamıştı.
İşte tam da bu nedenle halen toplumda Rum tarafının inşaat sektörü üzerinden başlatmış olduğu ekonomik savaşa olması gereken tepkisi oluşmadı.
Bu tepki olmayınca da hükümetin konuya ciddi bir şekilde eğilmesi gecikti.
İşin bu yönü oldukça önemlidir aslında.
Ülkede bu derecede yüksek oranda bir sermayenin varlığı halk tarafından neden benimsenmiyor hatta rahatsızlık duyuluyor..?
Hepimiz aslında cevabı biliyoruz değil mi..?
Çünkü sektörün yarattığı refah sadece dar bir kesime hitap etmiş, toplumun geriye kalan geniş tabanı yabancılaşmıştır.
Ve ne yazık ki bu durum sektör temsilcilerinin çok da umurunda olmamıştır.
Tam bir elit tabaka oluşumu yaşanmıştır.
İşte bu nedenle de bugün tüm toplumun tepki vermesi gereken bir durumda cılız sesler dışında başka bir şey yok..!
Olmayacak da..!
Çünkü artık çok geç kalınmıştır.
Ama bu vazgeçmeliyiz demek de değildir.
Görünen o ki işin hukuki yönü için geç kaldık. Daha doğrusu hukuk yoluyla sonuç almaya yetecek zamanımız yok.
Bu durumda elimizde sadece siyasi argümanlar kalmakta.
Zaten konu da bu yönde seyrediyor. Rum tarafı hukuki bir argümanı siyasi dönüşümle kullanıyor.
Biz de siyasi bir yanıt vermeliyiz.
Toplumun geniş kesimi tarafından benimsenmiş olmasa da inşaat sektörü bu ülke için önemlidir.
İşin duygusal yönünü sonraya bırakarak, sesimizi yükseltmeliyiz.
Yoksa çok kısa bir süre sonra tepki gösterecek bir sektör bulamayacağız.
İşte o zaman değerini anlayacağız ama çok geç olacak…


