Aday Belirlenmesi ve Seçmen Beklentileri…

Bir seçmen bir seçimden ne bekler..?
Normal demokrasilerde bu sorunun temel yanıtları vardır ve pek değişmez.
Oysa bizde durum farklıdır.
Normal demokrasilerde dedik, çünkü burada belirleyici olan vatandaşın demokrasiden beklentisidir.
Baştaki sorunun yanıtına doğrudan etki eden de budur.
Daha çok bireysel beklentilerin belirlediği yaklaşımlar üzerine kurulu bir demokrasi anlayışı ve buna bağlı bir genel beklenti düzenine sahibiz.
İşte tam da bu noktada partilerin seçim programları ile aday listesinin belirlenmesinin şekil aldığı nokta karşımıza çıkar.
Ülkemizde kişisel beklentiler çok yüksektir.
Neden olmasın ki..?
Sistemi hem düzgün kurmadık hem de mevcudu olsun düzgün kullanmıyoruz.
Kafamıza göre yaptığımız düzenlemelerle yol almaktayız.
Bu noktada ilk olarak siyasetçi kendi örgütlü siyasi yapısından, yani partisinden ayrı düşmektedir.
Sonrasında da parti bunu düzeltmek yerine bütünsel bir yapı olarak yanlışa yönelmektedir.
Yani, bir kişinin ortaya koyduğu bireysel siyaset bir anda herkese sirayet etmekte ve neredeyse tüm bir yapı bu yönde hareket eder olmaktadır.
Bunu değiştirmek çok kolay değil.
Hele ki bizdeki gibi toplumun derinliklerine kök salmış bir durumda iş giderek zorlaşmaktadır.
Burada temel nokta değişimi kimin talep edeceği ve ilk adımı kimin atacağıdır.
Seçmen mi yoksa siyasetçi mi..?
İlk bakışta bu görev seçmeninmiş gibi görünse de aslında temel olan siyasetçinin bunu ortaya koyarak yola çıkmasıdır.
Bireysel siyasete geçit vermeyeceğini söyleyen bir siyasetçinin başarı şansı nedir..?
Çok düşüktür.
Ama başlangıç olarak.
Kararlı bir şekilde devamı durumunda mutlaka bir farkındalık oluşacak ve takip başlayacaktır.
Zor ama zorunlu bir durum.
Partiler ne zaman bu yönde radikal bir karar alırlar ve o yönde bir adım atmaya niyetlenirler o zaman doğru yöne yüzümüzü dönmüş oluruz.
Bugünkü tablo çok parlak değil.
Seçmen katı bir halde.
Onu yumuşatmak için birden çok kişinin adım atmasına ihtiyaç var.
Önemli olan ilk adım.
O ilk adım atılsa her şey çok daha kolay olacaktır.
Yeter ki bu fikri söylemekten çekinmeyelim.
Biraz cesaretle her şey mümkün aslında…


