Kıbrıs’ta Ara Bölge Çağdışı Bir Uygulamadır

Bir takım uygulamaları gereksinim duyulduğu koşullar çerçevesinde ele almak gerekir.
Yeri gelir hayatın akışından farklı hatta belki de mevcut duruma ters düşen uygulamalar kaçınılmaz olur.
Bunun en somut örneğini pandemi döneminde hep birlikte, tüm dünya insanları olarak yaşadık.
Sağlık koşulları elvermeyince insanlar evlerine kapandı, tüm dünyada yaşam durdu.
Salgından önce böyle bir şeyin olacağını söylesek herkes gülerdi kesin.
Ama o günlerde bunu yapmak kaçınılmazdı ve yapıldı.
Bu ve bunun gibi durumlarda hayata bir takım farklı uygulamalar geçirilir.
Bunlar olağanüstü durumlardır.
Ancak koşullar yeniden normalleştiğinde uygulamalar son bulur.
Bulmak zorundadır.
Çünkü olağanüstü koşul uygulamaları hayatı zorlaştırdığından sürdürülebilir değildir.
Çayhan Düzü olarak bilinen bölgede son günlerde yeniden baş gösteren durumlar yaşanmakta.
Daha önceden de aynı bölgede benzer durumlar yaşanmıştı.
Bir kere şunun altını çizmek gerekir ki, Çayhan Düzü bölgesinde herhangi bir belirsizlik yoktur.
Bölge KKTC egemen topraklarına dahildir.
O bölgede askerliğini yapmış birisi olarak bunun çok net bir şekilde söylemekteyim.
Esas sıkıntı sadece o bölge ile sınırlı değildir.
Madem ki ara bölge konusunda yine bir hareketlilik başladı, konuyu geneliyle konuşalım.
En başta dile getirdiğim şekliyle, Kıbrıs’ta da 1963 koşullarının gerektirdiği bir olağanüstü durum uygulaması hayata geçmişti.
İki halk arasında bir hat çekilmiş ve adına Yeşil Hat denilen bu bölge 1964’te Ada’ya gelen BM Barış Gücü kontrolüne bırakılmıştı.
Ancak aradan geçen yıllarda Barış Gücü’nün söz konusu bölgede (ara bölgenin tamamı) kontrolü tam sağlayamadığı, mevcut yapı nedeniyle de bir boşluk oluştuğu ve bu boşluk nedeniyle sıkıntılı durumlar yaşandığı somut bir gerçektir.
Aradan gene 50 yılı aşkın sürede Kıbrıs’ta taraflar arasındaki sınır artık katılaşmış ve uygulanabilir duruma gelmiştir.
Bugün artık Güney kendi sınırlarına Kuzey de kendi sınırlarına hakim bir durumdadır.
Ancak gel gör ki, BM askerlerinin kontrolüne bırakılan ara bölgede işler yolunda gitmemektedir.
BM’nin dünya genelinde içerisine düştüğü acizlik durumundan ne yazık ki biz de nasibimizi almaktayız.
İki taraf arasında herhangi bir sorun yokken, BM askerlerinin aciz ve hatalı davranışları nedeniyle tansiyon yükselmekte ve taraflar karşı karşıya gelmektedir.
Yani, BM Kıbrıs Barış Gücü yerine, BM Kıbrıs Gerilim Yaratma Gücü desek çok da abartmış olmayız.
Artık zamanı gelmiştir ve geçmektedir.
Kıbrıs’ta BM askerinin gereksiz ve hatta zarar verir olduğunu tartışılmaz bir gerçektir.
Çekilme zamanıdır.
Kıbrıs’taki BM askeri tam olarak çekilmese bile, işlevini kaybetmiş olan ve artık ihtiyaç kalmayan Yeşil Hat uygulamasına son verilmeli ve ara bölge uygun bir şekilde taraflara bırakılmalıdır.
BM eğer çok istiyorsa halen karargah olarak kullandıkları Ledra Palas Otel ile sınırlı bir bölgede kalmaya devam edebilir.
Zaten daha fazlasını sürdürebilecek mali güçlerinin kalmadığı da bir başka acı gerçek.
Özetle, Kıbrıs’ta artık ara bölge yerine sınır uygulamasına derhal geçilmeli ve hayatın normalleşmesine fırsat verilmelidir.

