Mavi Tsunami Amerika’yı Vurdu, Sıra Kıbrıs’ta mı..?

Amerika’da 3 Kasım gecesi olan şey sıradan bir ara seçim değildi.
Sandıklar açıldıkça harita önce mora, sonra koyu maviye döndü. Demokratlar sadece Temsilciler Meclisi’ni değil, Senato’yu da aldı.
Teksas’ta 1988’den beri, Kansas’ta 1932’den beri, Güney Carolina’da 1998’den beri yapılamayanı yaptılar.
Amerikan basını buna hemen bir isim buldu: “Mavi Tsunami”
Neden tsunami?
Çünkü dalga, sahili değil, kıyıdan çok uzaktaki şehirleri de vurdu.
Beklenen yerlerde değil, beklenmeyen yerlerde kazandılar.
Seçmen, “fiyatlar düşecek” vaadine rağmen markette, benzinde, kirada fiyatların düşmediğini görünce, sandığı bir referanduma çevirdi.
Trump da zaten “beni oy pusulasındaymışım gibi düşünün” diyerek o referandumu kendisi istemişti.
İşte hikayenin özü bu:
Seçmen, iktidara “beni duymadın” demenin en sert yolunu buldu.
Peki aynı şey KKTC’de olur mu..?
Olur.
Ama adı mavi tsunami olmaz.
Birincisi, KKTC’de siyasetin rengi Amerika gibi sabit değil.
Bizde dalganın rengi, onu yaratan partinin rengine göre değişir.
CTP kazanırsa buna ” yeşil dalga”, UBP’nin karşısında yeni bir merkez sağ hareket kazanırsa “turuncu fırtına” deriz. Ama mekanizma aynıdır.
İkincisi, KKTC’de tsunami için Amerika’daki gibi 120 milyon oya gerek yok.
Bizde 5 bin, 10 bin oy, bir seçimin kaderini değiştirir.
2025 Cumhurbaşkanlığı seçiminde de bunu gördük.
Bir dönem “değişmez” denilen denge, tek bir seçimde tersine döndü.
Çünkü KKTC seçmeni de Amerikalı seçmen gibi, hayat pahalılığı, elektrik, su, yol, sağlık gibi günlük meselelerde sesinin “duyulmadığını” hissettiği an cezayı sandıkta keser.
Üçüncüsü ve en önemlisi, KKTC’de tsunami, Amerika’dan farklı olarak sadece ekonomi ile gelmez.
Bizde bir de “Ankara rüzgarı” ve “kimlik” meselesi vardır.
Amerika’da seçmen Trump’a oy verirken İran savaşını düşündü, bizde seçmen oy verirken hem cebini hem de Kıbrıs Türk halkının iradesinin ne kadar yansıdığını düşünür.
Bu yüzden KKTC’deki dalga, daha sessiz başlar, daha derinden gelir.
Anketler yakalayamadan sandıkta patlar.
O yüzden sorunun cevabı şu:
Evet, KKTC’de de bir tsunami olabilir.
Ama adı mavi olmaz, belki yeşil olur, belki turuncu olur, belki de kırmızı.
Ama ne zaman ki seçmen “ben konuştum, siz duymadınız” duygusuna kapılır, o zaman dalga önce sosyal medyada değil, sandıkta yükselir.
Amerika’da olan biten, bize uzak bir hikaye değil.
Bize bir ayna tutuyor.
Mesele, dalganın rengi değil.
Mesele, dalganın neden geldiğidir.
Ve dalgalar, asla nedensiz gelmez…




