Sıradışı Bir Alman Vekil, Sıradışı Durum Yaratır mı..?

Son günlerde ambargo ve izolasyonların konuşulmaya başlandığı olaylar yaşıyoruz.
Özellikle Girne’deki uluslararası müzik etkinliğinin Rum tarafının baskı ve girişimleri sonucu iptal edilmesi sonrasında ambargo ve izolasyonları hatırladık.
Resmen hatırladık, unutmuş gibiydik.
Bu durum tam da içerisinde olduğumuz çelişkili statüyü anlatmaktadır.
Üzerimizde on yıllardır devam eden ambargo ve izolasyonlar var.
Ve her alanda da etkin bir durumda.
Yani sadece ekonomik alanda değil, spor, kültür ve ulaşım gibi temel insan haklarına aykırı durumlar yaratan şekillerde devam etmekte.
Bu konuda Rum tarafı resmen kuş uçurtmuyor.
Her kim ne şekilde ambargo ve izolasyonları görmezden gelen küçük bir adım dahi atsa hemen her taraftan devreye giriyorlar ve yaptıkları tehdite varan baskılarla engellemeye çalışıyorlar.
Çoğunlukla da başarıyorlar.
İşte yine tam da böylesi bir durum yaratmış oldukları bir ortamda bir Alman vatandaşı ülkemize geliverdi.
Sessiz ve sedasız bir şekilde.
Almanya AfD Milletvekili Maximilian Krah ülkemize geldi ve resmi ziyaretlerde bulundu.
Krah, UBP Milletvekili Hasan Taçoy’un Avrupa Parlamentosu ve AKPA’de gerçekleştirdiği temasları çerçevesinde ülkemize davet ettiği bir isim.
Bu arada Taçoy’un bu temasları Meclis’in görevlendirmesi çerçevesinde CTP’den Armağan Candan ile birlikte yaptığını da araya ekleyelim.
Davet de zaten kişisel değil, meclis adına resmi bir seviyede yapıldı.
Krah da kabul etti ve ülkemize geldi.
Hem de Ercan’ı kullanarak.
Peki şimdi ne olacak..?
Rum tarafı bu ziyarete elbette tepki gösterecek.
Hem Almanya nezdinde hem de doğrudan Krah’ın partisine şikayetler yapılacak.
Hatta bu satırlar yazılırken yapılmıştır bile.
Ziyaret tamamlanacak, yarım kalmaz.
Ama bundan sonrası için bu tür ziyaretlerin tekrarlanması için Rum hükümeti tüm imkanlarıyla seferber olmuştur.
Bu ne demek..?
Bundan sonra Almanya’dan bir siyasinin doğrudan KKTC’ye gelme olasılığının düşük olduğu anlamında.
Ancak bir nokta var ki gözden kaçırmamak lazım.
Krah aşırı sağcı bir milletvekili.
Ve ülkesinde başı ilginç olaylarla zaman zaman derde girmiş bir isim.
En son Çin adına casusluk yaptığı iddiasıyla suçlanmış, ev ve ofislerinde polis tarafından arama bile yapılmıştı.
Ama bir sonuç alınamamıştı.
Krah açıklamalarıyla da öne çıkan bir isim.
Tam bir sıradışı politikacı.
Ve bu yönüyle de Rum tarafının baskılarına çok da fazla kulak asacak birisi değil.
Zaten Ada’daki durumu çok iyi biliyor ve bile bile geldi.
Kendisinin sıra dışı kişiliğinin yanında partisi AfD’nin geçtiğimiz yıl Şubat ayında yapılan son seçimde Alman Parlamentosu Bundestag’taki tarihi yükselişi de göz ardı edilmemesi gereken bir durum.
Bizim açımızdan bu tür ziyaretlerin iki aşaması, farklı evreleri var.
İlk aşama kişileri ikna edip ülkemize getirmek.
Bu çok önemli.
Ama onun kadar önemli bir de ikinci evre var.
O da ziyaret gerçekleştikten sonraki sürece mutlaka bir şekilde dahil olmak ve Rum tarafının girişimlerinin toksik etkisini azaltmak.
Bunları yapabildiğimiz zaman ambargo ve izolasyonlar tarih olmaya başlayacaktır.



