Avrupa’nın Trump’a karşı silahı: Dijital euro

Dijital para birimleri ve kripto paraların mal ve hizmetler için ödeme biçimimizi kökten değiştirmesi bekleniyordu. Ancak 2026’da hâlâ mağazada veya internette alışveriş yaparken çoğunlukla nakit ya da kart kullanıyoruz. Bunun nedenlerinden biri, Bitcoin gibi kripto paraların değerindeki sert dalgalanmalar.
Avrupa Merkez Bankası ise istikrarlı bir dijital para birimi planlıyor. Bu kapsamda dijital euronun hayata geçirilmesi yönünde kritik bir adım atıldı.
Avrupa Parlamentosu (AP) Perşembe günü yaptığı oylamada dijital euroya ilişkin hukuki çerçevenin belirlenmesi amacıyla Avrupa Birliği (AB) üyesi ülkeler ile müzarekelere başlanmasına onay verdi. Oylamada 416 milletvekili lehte oy kullanırken 169 vekil karşı çıktı, 22’si ise çekimser kaldı.
Dijital euronun nakit euronun yerini alması değil, onu tamamlaması amaçlanıyor. Tüketicilerin mağazada, internette ya da kişiler arasında güvenli biçimde ödeme yapabilmesi hedefleniyor. Dijital euro Avrupa’nın para politikasından sorumlu kurumları tarafından güvence altına alınacak. Bu planlar, Avrupa için yalnızca dijital bir güncelleme değil, giderek jeopolitik bir gereklilik olarak da değerlendiriliyor.
Para biriminde egemenlik arayışı
ABD yönetiminin ticaret kurallarını bir anda yeniden yazdığı, bir gecede yeni gümrük vergileri getirdiği ya da yapay zeka ihracatına yönelik kontrolleri sıkılaştırdığı bir dünyada, kendi para biriminin bağımsızlığı giderek daha önemli görülüyor.
Avrupa, halen Visa ve Mastercard gibi ABD merkezli ödeme sistemlerine büyük ölçüde bağımlı. Euro Bölgesi’nda ayrıca Google Pay, Apple Pay veya PayPal gibi akıllı telefonlardaki ödeme hizmetleri de yeni bir bağımlılık katmanı oluşturuyor. Euro Bölgesi merkez bankaları, dijital euro ile ABD’li bu şirketlere alternatif yaratmayı hedefliyor.
Ödeme danışmanlık şirketi PaymentGenes’ten Bas van Donselaar, DW’ye yaptığı açıklamada, “Dünya genelindeki tüm işlemler dolar üzerinden yapılsaydı ve dijital euro olmasaydı, Avrupa Merkez Bankası’nın kendi para birimini yönlendirme kapasitesi kısıtlanırdı” diyor.
Ticaret ve ödemeler giderek daha fazla internete ve yabancı dijital para birimlerine kayıyor. Dijital euro, para arzının daha iyi kontrol edilmesine, ekonomik krizlere daha etkili tepki verilmesine ve euronun dış şoklara karşı korunmasına yardımcı olabilir.
Çin de dijital yuanıyla (e-CNY) bu alanda hızlı ilerleyen büyük ekonomiler arasında yer alıyor.
2020’deki ilk pilot uygulamadan bu yana e-CNY için 230 milyondan fazla bireysel ve yaklaşık 18,8 milyon ticari dijital cüzdan oluşturuldu. Pekin, dijital yuanın geliştirilmesini sürdürüyor, sınır ötesi kullanımını genişletiyor ve hesap bakiyelerine faiz ödenmesine de artık izin veriyor.

Avrupa’nın finansal istikrarı tehlikede mi?
Temel sorunlardan biri, dijital euronun tam teşekküllü bir vadesiz mevduat hesabı gibi işlememesi. Aksi halde Avrupa Birliği (AB) bankalarından önemli miktarda mevduat çekilebilir. Örneğin ekonomik kriz dönemlerinde, tasarruflarından endişe eden tüketiciler paralarını dijital euroya aktarabilir. Toulouse Ekonomi Okulu’ndan ekonomist Emmanuelle Auriol, “İnsanların ellerinde tutabilecekleri dijital euro miktarına sınır getirilmezse dijital euro banka hesaplarının yerini alır” uyarısında bulunuyor.
Bunu önlemek için Avrupa Merkez Bankası, bazı güvenlik mekanizmaları öngörüyor. Örneğin dijital euro bakiyeleri için getirilebilecek 3 bin euroluk üst sınır, bu miktarı aşan paranın otomatik olarak bağlantılı banka hesabına aktarılmasını sağlayacak. Tasarrufların bankalardan çekilmesini caydırmak için dijital euroya, Çin’den farklı olarak, faiz işletilmeyecek. Planlara göre şirketlerin büyük miktarlarda dijital euro tutmasına da izin verilmeyecek.
Gizlilik endişesi
Tüketiciler açısından gizlilik en büyük endişelerden biri olmaya devam ediyor. Bazıları, Merkez Bankası’nın çıkardığı dijital bir para biriminin devletin mali işlemleri izlemesine imkân tanıyabileceğinden korkuyor. Eleştirmenler, Çin’deki sosyal kredi sistemine benzer uygulamalara işaret ediyor.
Bu sistemde vatandaşlar, mali güvenilirlikleri de dahil olmak üzere davranışlarına göre değerlendiriliyor. Düşük puanlar, krediye, işe, kamu hizmetlerine veya seyahate erişimi kısıtlayabiliyor.

Ekonomist Auriol ise dijital euro ile sosyal kredi sistemi arasında bağlantı görmüyor. DW’ye yaptığı açıklamada, “Sosyal kredi sistemlerinin, örneğin Çin’deki uygulamaların bununla hiçbir ilgisi yok” diyor ve ekliyor:
“Gizliliğin korunması, sosyal kontrol araçları oluşturmadan suçla mücadele önlemleriyle bağdaştırılabilir.”
Avrupa Merkez Bankası ayrıca akıllı telefonlar arasında doğrudan kişiden kişiye ödeme yapılmasını planlıyor. Böylece günlük ödemelerde nakde benzer bir anonimlik sağlanabilecek, buna karşılık kara para aklamayla mücadele kurallarına da uyulacak.
Avrupa Merkez Bankası Dijital Euro Direktörü Evelien Witlox, planı şöyle tanımlıyor:
“Dijital euro, modern ödeme yöntemlerinin kolaylığını ve pratikliğini nakdin sağladığı güven ve istikrarla birleştiren güvenli ve kamusal bir seçenek olacak.”
Bankalar nasıl ikna edilecek?
Hâlen işletmeler, kartla yapılan her ödeme için belirli bir komisyon ödüyor. 100 euroluk bir işlemde bu oran yaklaşık yüzde 0,5 ila 1,5 arasında değişiyor ve banka ile ödeme hizmeti sağlayıcısı arasında paylaşılıyor. Dijital euronun, işletmelerin bu maliyetlerini azaltması hedefleniyor.
Ancak bankalar, mevcut komisyon gelirleriyle dijital altyapının kurulmasını ve işletilmesini finanse ettiklerini savunuyor. Şimdi bu gelirlerin bir bölümü ortadan kalkabilir. Bu nedenle birçok kredi kuruluşu adil bir telafi mekanizması talep ediyor.
Van Donselaar, DW’ye yaptığı değerlendirmede “Bankalarla işletmeler için ücretlendirme modelleri arasındaki denge kritik önem taşıyor” diyor ve eleştirilerini şöyle sıralıyor:
“İşletmeler için daha düşük kabul ücretleri anlaşılabilir. Ancak işin büyük kısmını bankalar üstlenecek. Bu nedenle onların da sürdürülebilir bir iş modeline ihtiyacı var.”

Son söz tüketicilerde
Dijital euronun kabul görmesi için Avrupa Merkez Bankası ona “yasal ödeme aracı” statüsü vermek istiyor. Mevcut önerilere göre ödeme terminali bulunan her işletmenin dijital euro kabul etmesi gerekecek. Tüketicilerden ek ücret alınmayacak.
Dijital Euro Direktörü Witlox, endişe ve eleştirilerin haksız olduğunu savunuyor:
“Fiziksel banknotlarda olduğu gibi dijital euronun değeri, Avrupa Merkez Bankası ile ulusal merkez bankalarından oluşan Eurosystem tarafından güvence altına alınacak. Bir dijital euro her zaman normal bir euroya eşit olacak. Kripto paraların aksine değeri istikrarlı kalacak, dalgalanmayacak.”
AB içinde euro kullanmayan ülkeler de bu para birimini sunabilecek. Dijital euro, elektrik kesintilerinde veya internet bağlantısının zayıf olduğu bölgelerde yararlı olabilecek şekilde çevrim dışı da çalışacak.
Ancak bu sistemin önünde hâlâ uzun bir yol var. Avrupa Parlamentosu Ekonomik ve Parasal İşler Komisyonu, geçen hafta dijital euronun hayata geçirilmesine ilişkin Avrupa Konseyi ve Avrupa Komisyonu ile yürütülecek yeni müzakerelere yeşil ışık yaktı. Avrupalı karar vericiler, yasal çerçeveyi bu yıl içinde kabul etmeyi hedefliyor. Pilot uygulamanın 2027’de başlaması, dijital euronun tam olarak kullanıma sunulmasının ise 2029’u bulması bekleniyor.




