Siyasetin Kaderini TDP ile HP Belirleyecek

Dört yıl önce gerçekleşen seçimin ortaya çıkardığı tablo çok da karmaşık değildi.
Ama gel gör ki sonrasında işler iyice karıştı.
Önce UBP’de genel başkan değişti.
Ardından yola devam eden hükümette sürekli bir erken seçim telaffuzu oldu.
Hükümet kanadında bunlar olurken muhalefet de doğal seyrinde gitmedi.
Halkın Partisi (HP) Genel Başkanı Kudret Özersay’ın yaşanan gelişmeler karşısında istifa kararı aldı ve sine-i millet çağrısı yaptı.
Özersay’ın hükümet oluşumuna karşı yaptığı bu çağrıya ana muhalefet Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) bir yana, kendi partisi bile destek vermedi.
Üç milletvekili ile mecliste temsiliyeti bulunan HP’de sadece Özersay sine-i millete döndü ve istifa etti.
Diğer iki vekil ise partilerinden istifa etmeyi tercih ederek meclisteki görevlerine devam ettiler.
O dönem CTP özellikle parti dışı muhalefet yapısı tarafından çok eleştirilse de sonradan bu durum da normale dahil oldu.
Önümüzdeki bir yıllık süre zarfında artık genel seçim olacak.
Belki bir yıl sonra belki de daha yakın bir zamanda parlamento yapısını yenilemek için sandık başına gideceğiz.
Bu seçime CTP tek başına iktidar hedefiyle hazırlanmakta. Bakalım bu hedef tutacak mı, zamanı gelince göreceğiz.
Tutarsa hükümet yapısı belli, ama tutmazsa nasıl olacak..?
O zaman yine koalisyon yollarına düşeceğiz.
Bu seçimde Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) ile HP’nin baraj sorunu olmaz.
Her iki partimiz de mutlaka barajı geçecek ve meclise girecektir.
Bana göre HP, TDP’nin bir adım daha önünde gibi.
Yani, HP’nin milletvekili sayısı TDP’den daha fazla olacaktır.
CTP tek başına iktidar hedefini ortaya koymuştur ama eğer bu olmazsa ortaya çok ilginç bir dağılım çıkacak.
UBP ile CTP yanı sıra Yeniden Doğuş Partisi’nin de barajı geçerek meclise gireceği kesin.
Onların yanına TDP ile HP de eklenecek ve beş partili bir meclisimiz olacak.
Çok üzücü bir durum ama yılların Demokrat Partisi (DP) bu seçim meclise biraz zor girer.
Hem parti içerisinde yaşanan çalkalanmalar hem de Serdar Denktaş’ın başka bir parti ve farklı bir oluşum ile yeniden siyaset sahnesine dönmüş olması DP için çok büyük bir handikap teşkil etmekte.
Seçimden kimin birinci parti çıktığının hükümet kurulması konusunda bir etkisi olmayacak.
Mevcut siyasi yapıya baktığımızda CTP, TDP ve HP’nin UBP ile hükümet kurmayacağını söylemek çok da zor olmaz.
Geriye bir tek YDP kalıyor.
Orada da şöyle bir durum mutlaka ortaya çıkacaktır, UBP-YDP ikilisinin sandalye sayısı ikili bir koalisyon için yeterli olmayabilir.
Bu durumda geriye CTP-TDP-HP koalisyonu kalıyor.
Bu daha olası bir formül.
Mutlaka bir üçlü koalisyon olacaktır.
Zaten önceden de hükümet denemesi olan bu üç partimizin yeniden bir araya gelmeleri çok da zor olmaz.
Önemli olan TDP ile HP’nin hükümete rahat çalışma ortamı yaratacak sayıya ulaşmalarıdır.
Üç partinin toplamda en az 30 sandalye sayısına ulaşmaları gerekmekte.
Güçlü bir hükümet olmak zorundalar.
Çünkü bu denklemde küçük ortaklardan birisinin “çekilme” kozunu kullanma olasılığı yüksek.
İşte o noktada yola “ikili” olarak devam edebilecek bir toplam kalması şart.
İnce hesaplar şimdiden yapılmaya başladı.
Kimin kiminle hükümet kuracağı kadar kimin ne kadar vekil ile hükümette ne kadar yetki alacağı hesapları da yapılıyor.
Onu da başka bir gün yazarız…




