Her Şey Siyaset Malzemesi

Lafa geldiğinde aslında siyaseti hiç birimiz de sevmiyoruz.
Ama gel gör ki hayatımız siyaset.
Siyasete aktif olarak atılmış isimlerden şikayet ettiğimizde de kendimizi aklanmış saymaktayız.
Ama farkında değiliz ki hepimiz o eleştirdiğimiz siyasetin içindeyiz.
Hem de tam ortasında.
Siyaset demek hayat demektir çünkü.
Eğer hayata dahil oluyorsak siyaset de bunun içerisindedir.
Bunu inkar ederek siyasetin yanlışlarından kurtulamayız.
Ülkede en fazla eleştirilen alandır siyaset.
Hatta o kadar ki her şeyin suçunu ona yüklemekteyiz.
Bir yerde arınma terapisi gibi bir duruma getirdik siyaseti.
Siyaseti yapanlar hepten kötü ve yanlış, siyasetin dışındaki her şey ise doğrudur.
Ama gel gör ki ülkede yanlışlar her alana yayılmıştır.
Kendimiz kenara çektiğimizde yanlışların yarattığı sonuçların değişeceğini düşünmekteyiz.
Oysa ki yanlışları değiştirmenin yolu o yanlışlara ait sorumluluğu sahiplenmekten geçer.
Oysa ki biz bundan kaçmakta ve suçun tamamını siyasete yükleyerek durumu düzeltmeye çalışmaktayız.
Ço önemli iki seçime doğru ilerlediğimiz bugünlerde siyasetin etkinliği doğru anlamak ve o yönde hareket etmek hepimizin çıkarına olacaktır.
Sorunları etrafından dolaşarak çözemeyiz.
Eğer bir yerde bir sorun varsa o soruna ait sorumluluklarımızı inkar ederek onu çözemeyiz.
Herkesin siyasete girmesine gerek yoktur.
Ama herkes siyasete ilişkin payımı kabullenmeli ve gereğini yapmalıdır.
Siyasetten sorumlu olmak için mutlaka siyasette olmak gerekmez.
Siyasetin hayatın her alanına etki eden ve her alanın bir ölçüde dahil olduğu bir etkinlik olduğunu unutmadan hareket etmeliyiz.
Sadece siyaset edenlerin sırtına yük yükleyip sonra da onların doğruları yapmasını beklemek işe yarayan bir yöntem değildir.
Bunu yaşamaktayız.
Siyaseti birey olarak benimsemeli ve payımıza düşeni yapmalıyız.
Kaçarak düzelmeyeceğini anlayacak kadar tecrübemiz mevcut.
